Selen
New member
Uyuşturucu Kullanılan Ortamda Bulunmak Suç Mu? Bir Hikaye Üzerinden Düşünelim…
Merhaba forumdaşlar!
Bugün sizlerle çok özel ve derin bir konu hakkında bir hikaye paylaşmak istiyorum. Bazen en karmaşık sorular, en basit olaylar üzerinden anlaşılabilir. Ve bazen de en keskin yargılar, insanın ruhundaki en karışık duygularla harmanlanır. Bu yazıda, uyuşturucu kullanılan bir ortamda bulunmanın suç olup olmadığına dair bir soruyu, bir hikaye üzerinden birlikte sorgulayacağız. Hikayede, bir çocuğun, bir arkadaşın ve hayatın nasıl kesiştiğini göreceksiniz.
Biraz sıcak, biraz duygusal olacak; belki de içinizde bir yerlerde bir iz bırakacak. Hadi başlayalım.
Bir Akşam, Bir Seçim: Yavuz ve Selin’in Hikayesi
Yavuz, 18 yaşında, yeni yetişkin olmuş ve hayatını anlamlandırmaya çalışan bir gençti. Okul bitmiş, hayalleri büyümüştü, ama aynı zamanda dünya ona biraz ağır geliyordu. Okul arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi seven, ama çoğu zaman hayatın anlamını sorgulayan biriydi. Bir akşam, her şeyin başladığı o karanlık gecede, Yavuz’un karşısına Selin çıktı.
Selin, Yavuz’un eski sınıf arkadaşıydı, ama aynı zamanda Yavuz’un hiç istemediği bir dünyadan geliyordu. Selin, uyuşturucu kullanan bir gruptan gelen, alkol ve diğer zararlı alışkanlıkları hayatının bir parçası haline getiren bir kızdı. Yavuz, Selin’i hep bu yüzden uzak tutmaya çalışmıştı. Ama işte o akşam, Selin onun kapısını çalmıştı.
“Gel, bizim gruba katıl,” demişti Selin. “Herkes burada, bir süre kafa dağıtıp rahatlayabiliriz.”
Yavuz, Selin’in gözlerindeki çaresizliği ve biraz da tehlikeli ışıltıyı fark etmişti. Bütün içindeki sesler, onu bu ortamdan uzak durmaya çağırıyordu. Ama bir yandan da merak vardı. “Gerçekten suç mu? Sadece burada olmak, uyuşturucu kullanmamak, her şeyin içinde yer almak suç sayılır mı?” diye düşünüyordu.
Selin, Yavuz’u ikna etmekte zorlanmamıştı. İki eski arkadaş, yine eski zamanlarda olduğu gibi bir araya geldiklerinde, Yavuz bir an için kendini kaybetmişti. “Bir süre dururum, sonra zaten giderim,” diye düşündü. Ama olaylar, düşündüğü gibi ilerlemeyecekti.
Erkekler Çözüm Ararken, Kadınlar Empatiyle Yola Çıkar
Yavuz, ortamda kalmaya karar verdiğinde, yanında hiç uyuşturucu kullanmıyordu, ama kullanıldığı her anı izliyordu. Kafasında bir soru dönüp duruyordu: “Sadece burada olmak suç mu?”
İçindeki stratejik düşünce, “Eğer ben burada kalıp kimseye zarar vermezsem, hiçbir şey olmayacak,” diyordu. O anda sadece bir an için, uyuşturucu kullanımına dair net bir düşünceye sahip olmasa da, çevresinde olan biteni izleyerek bir çözüm arıyordu. Fakat her şeyin, ona yanlış gittiğini ve yavaşça büyüyen bir tehlike oluşturduğunu fark etti. Her şeyin farkında olmak, içinde bir tür huzursuzluk yaratıyordu. Düşüncesi daha çok, “Burası beni içeri çekiyor, ama ben burada sadece zaman harcıyorum,” gibiydi.
Ama işte tam da burada, Selin’in dostu olan Ayşe devreye girmişti. Ayşe, sadece bir arkadaş değil, aynı zamanda Yavuz’a bir yoldaş gibi yaklaşıyordu. Ayşe, Yavuz’un içine attığı o endişeleri hemen fark etti. Kadınlar bazen sadece bir kişinin gözlerinde ne olduğunu anlarlar. Ayşe, Yavuz’a şöyle dedi:
“Biliyorum, orada durmak sana zor geliyor, ama senin gözlerinden bunu görüyorum. Şu an burada olmanın sana ne kadar zarar verebileceğini fark ediyorum. Belki de sen sadece doğru bir yolu seçmelisin, Yavuz.”
Ayşe, Yavuz’a sadece sözler ile değil, aynı zamanda ona gerçek bir empati göstererek yaklaşmıştı. O, sadece Yavuz’un içinde bulunduğu ortamın ne kadar tehlikeli olduğunu söylemekle kalmadı, Yavuz’un da bu ortamdan dışarıya çıkması için ona yardımcı oldu. Yavuz, Ayşe’nin bu yaklaşımına şaşırmıştı. Hem orada kalmanın, hem de dışarı çıkmanın kararsızlığında, kadınların empatik yaklaşımının çok farklı olduğunu fark etmişti.
Suç ve Sorumluluk: Yavuz Ne Seçti?
Sonunda Yavuz, Ayşe’nin yardımıyla bu ortamdan ayrılmaya karar verdi. O an, kendi içindeki “ne olursa olsun çözüm bulacağım” düşüncesiyle değil, aslında bir insanın içine düşebileceği bu gibi durumların, tek başına kötü olmayabileceğini fark ederek hareket etti. Çünkü bazen yanlış bir ortamda olmak, bazen yanlış kişileri görmek, aslında bir suç olmasa da, insana kişisel olarak zarar verebilir.
Sonuç olarak, Yavuz uyuşturucu kullanılan bir ortamda sadece "bulunmak" suç olmasa da, kişinin bu ortamdan nasıl etkileneceği, vicdani sorumluluğu ve kişisel tercihlerine göre bir sonuç doğurabilir. Birçok hukuki perspektife göre, birinin uyuşturucu kullandığı bir ortamda bulunmak suç teşkil etmese de, Yavuz’un yaşadığı içsel çatışma, aslında dışarıdan gözle görülenden çok daha fazlasıdır.
Bazen kararlar yalnızca dış dünyadan değil, insanın içindeki vicdandan ve empatisinden gelir. Yavuz’un seçiminde de, hem erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı hem de kadınların empatik yaklaşımı birleşerek, sonunda doğru yolu bulmasına yardımcı olmuştur.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Peki, sizce sadece uyuşturucu kullanılan bir ortamda bulunmak gerçekten suç mudur? Bu tür durumlarda vicdan ve yasal sorumluluk arasındaki fark nedir? Erkeklerin ve kadınların bu tür durumlarla karşılaşırken nasıl farklı düşünceler geliştirdiğini düşünüyorsunuz? Yavuz’un hikayesini ve kararını sizinle paylaşmak istedim. Cevaplarınızı, yorumlarınızı bekliyorum…
Merhaba forumdaşlar!
Bugün sizlerle çok özel ve derin bir konu hakkında bir hikaye paylaşmak istiyorum. Bazen en karmaşık sorular, en basit olaylar üzerinden anlaşılabilir. Ve bazen de en keskin yargılar, insanın ruhundaki en karışık duygularla harmanlanır. Bu yazıda, uyuşturucu kullanılan bir ortamda bulunmanın suç olup olmadığına dair bir soruyu, bir hikaye üzerinden birlikte sorgulayacağız. Hikayede, bir çocuğun, bir arkadaşın ve hayatın nasıl kesiştiğini göreceksiniz.
Biraz sıcak, biraz duygusal olacak; belki de içinizde bir yerlerde bir iz bırakacak. Hadi başlayalım.
Bir Akşam, Bir Seçim: Yavuz ve Selin’in Hikayesi
Yavuz, 18 yaşında, yeni yetişkin olmuş ve hayatını anlamlandırmaya çalışan bir gençti. Okul bitmiş, hayalleri büyümüştü, ama aynı zamanda dünya ona biraz ağır geliyordu. Okul arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi seven, ama çoğu zaman hayatın anlamını sorgulayan biriydi. Bir akşam, her şeyin başladığı o karanlık gecede, Yavuz’un karşısına Selin çıktı.
Selin, Yavuz’un eski sınıf arkadaşıydı, ama aynı zamanda Yavuz’un hiç istemediği bir dünyadan geliyordu. Selin, uyuşturucu kullanan bir gruptan gelen, alkol ve diğer zararlı alışkanlıkları hayatının bir parçası haline getiren bir kızdı. Yavuz, Selin’i hep bu yüzden uzak tutmaya çalışmıştı. Ama işte o akşam, Selin onun kapısını çalmıştı.
“Gel, bizim gruba katıl,” demişti Selin. “Herkes burada, bir süre kafa dağıtıp rahatlayabiliriz.”
Yavuz, Selin’in gözlerindeki çaresizliği ve biraz da tehlikeli ışıltıyı fark etmişti. Bütün içindeki sesler, onu bu ortamdan uzak durmaya çağırıyordu. Ama bir yandan da merak vardı. “Gerçekten suç mu? Sadece burada olmak, uyuşturucu kullanmamak, her şeyin içinde yer almak suç sayılır mı?” diye düşünüyordu.
Selin, Yavuz’u ikna etmekte zorlanmamıştı. İki eski arkadaş, yine eski zamanlarda olduğu gibi bir araya geldiklerinde, Yavuz bir an için kendini kaybetmişti. “Bir süre dururum, sonra zaten giderim,” diye düşündü. Ama olaylar, düşündüğü gibi ilerlemeyecekti.
Erkekler Çözüm Ararken, Kadınlar Empatiyle Yola Çıkar
Yavuz, ortamda kalmaya karar verdiğinde, yanında hiç uyuşturucu kullanmıyordu, ama kullanıldığı her anı izliyordu. Kafasında bir soru dönüp duruyordu: “Sadece burada olmak suç mu?”
İçindeki stratejik düşünce, “Eğer ben burada kalıp kimseye zarar vermezsem, hiçbir şey olmayacak,” diyordu. O anda sadece bir an için, uyuşturucu kullanımına dair net bir düşünceye sahip olmasa da, çevresinde olan biteni izleyerek bir çözüm arıyordu. Fakat her şeyin, ona yanlış gittiğini ve yavaşça büyüyen bir tehlike oluşturduğunu fark etti. Her şeyin farkında olmak, içinde bir tür huzursuzluk yaratıyordu. Düşüncesi daha çok, “Burası beni içeri çekiyor, ama ben burada sadece zaman harcıyorum,” gibiydi.
Ama işte tam da burada, Selin’in dostu olan Ayşe devreye girmişti. Ayşe, sadece bir arkadaş değil, aynı zamanda Yavuz’a bir yoldaş gibi yaklaşıyordu. Ayşe, Yavuz’un içine attığı o endişeleri hemen fark etti. Kadınlar bazen sadece bir kişinin gözlerinde ne olduğunu anlarlar. Ayşe, Yavuz’a şöyle dedi:
“Biliyorum, orada durmak sana zor geliyor, ama senin gözlerinden bunu görüyorum. Şu an burada olmanın sana ne kadar zarar verebileceğini fark ediyorum. Belki de sen sadece doğru bir yolu seçmelisin, Yavuz.”
Ayşe, Yavuz’a sadece sözler ile değil, aynı zamanda ona gerçek bir empati göstererek yaklaşmıştı. O, sadece Yavuz’un içinde bulunduğu ortamın ne kadar tehlikeli olduğunu söylemekle kalmadı, Yavuz’un da bu ortamdan dışarıya çıkması için ona yardımcı oldu. Yavuz, Ayşe’nin bu yaklaşımına şaşırmıştı. Hem orada kalmanın, hem de dışarı çıkmanın kararsızlığında, kadınların empatik yaklaşımının çok farklı olduğunu fark etmişti.
Suç ve Sorumluluk: Yavuz Ne Seçti?
Sonunda Yavuz, Ayşe’nin yardımıyla bu ortamdan ayrılmaya karar verdi. O an, kendi içindeki “ne olursa olsun çözüm bulacağım” düşüncesiyle değil, aslında bir insanın içine düşebileceği bu gibi durumların, tek başına kötü olmayabileceğini fark ederek hareket etti. Çünkü bazen yanlış bir ortamda olmak, bazen yanlış kişileri görmek, aslında bir suç olmasa da, insana kişisel olarak zarar verebilir.
Sonuç olarak, Yavuz uyuşturucu kullanılan bir ortamda sadece "bulunmak" suç olmasa da, kişinin bu ortamdan nasıl etkileneceği, vicdani sorumluluğu ve kişisel tercihlerine göre bir sonuç doğurabilir. Birçok hukuki perspektife göre, birinin uyuşturucu kullandığı bir ortamda bulunmak suç teşkil etmese de, Yavuz’un yaşadığı içsel çatışma, aslında dışarıdan gözle görülenden çok daha fazlasıdır.
Bazen kararlar yalnızca dış dünyadan değil, insanın içindeki vicdandan ve empatisinden gelir. Yavuz’un seçiminde de, hem erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı hem de kadınların empatik yaklaşımı birleşerek, sonunda doğru yolu bulmasına yardımcı olmuştur.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Peki, sizce sadece uyuşturucu kullanılan bir ortamda bulunmak gerçekten suç mudur? Bu tür durumlarda vicdan ve yasal sorumluluk arasındaki fark nedir? Erkeklerin ve kadınların bu tür durumlarla karşılaşırken nasıl farklı düşünceler geliştirdiğini düşünüyorsunuz? Yavuz’un hikayesini ve kararını sizinle paylaşmak istedim. Cevaplarınızı, yorumlarınızı bekliyorum…