Öşür kaçta Bir verilir ?

Sarp

New member
Öşür Kaçta Bir Verilir? Kültürler Arası Bir Bakış

Merhaba sevgili forum üyeleri,

Son zamanlarda, öşür konusuna olan ilgimin arttığını fark ettim ve bu yüzden sizlerle paylaşmak istiyorum. Her toplum, inançları ve gelenekleri doğrultusunda farklı şekillerde vergi veya sadaka sistemlerini uygular. Öşür, bu sistemlerden biri olarak, İslam kültüründe önemli bir yer tutmaktadır, ancak küresel dinamiklerin ve kültürel bakış açıları farklı toplumlarda nasıl şekillendiğini merak ediyorum. Bu yazıda, öşürün farklı kültürlerde nasıl yer bulduğunu, toplumların bunu ne zaman ve nasıl verdiklerini, hatta bireylerin bu uygulamalara nasıl yaklaştığını birlikte keşfetmeye davet ediyorum.

Öşür Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Öşür, İslam dininde malın belirli bir kısmının fakirlere verilmesi gereken bir sadaka türüdür. Bu, genellikle ürünlerin %2,5'u kadar bir orandır ve ziraat veya tarım ürünleri üzerinde uygulanır. İslam'da, Allah’a ait olan malın bir kısmının, daha az gelirli olanlara veya ihtiyacı olanlara verilmesi gerektiği vurgulanır. Bu, sadece bir dini sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın bir biçimidir.

Peki, bu kavram farklı toplumlar ve kültürler açısından nasıl farklılıklar gösteriyor? Dünyanın dört bir yanındaki kültürler, öşür benzeri uygulamaları farklı biçimlerde şekillendirmiştir.

Farklı Kültürlerde Öşür ve Benzer Uygulamalar

İslam’ın dışında, başka toplumlar da benzer uygulamalarla gelir dağılımını dengelemeye çalışmaktadır. Hindistan'da, özellikle Hinduizm'de benzer şekilde “danışmanlık” ve “sadaka” kültürü vardır. Hindu inançları, özellikle tarım toplumlarında, bir kişiye verilen her şeyin sonunda başkalarına geri verilmesi gerektiğini vurgular. Bu, öşürün mantığına benzer şekilde, doğal kaynakların bir kısmının topluma geri kazandırılması anlamına gelir. Ancak burada, spesifik bir oran belirtilmez ve sadaka verme genellikle gönüllülük esasına dayanır.

Yahudi kültüründe de "Maaser" adı verilen bir kavram vardır. Bu, yıllık gelirlerin %10’unun, özellikle fakirler ve ihtiyaç sahipleri için ayrılması gerektiğini ifade eder. Burada, öşürden farklı olarak, oran daha yüksektir ve her tür mal ve gelir üzerinden hesaplanabilir. Bu sistemde, hem bireysel sorumluluk hem de toplumsal dayanışma vurgulanır.

Yine Batı toplumlarında, vergi ve bağış kültürü de benzer şekilde toplumsal sorumluluğu belirler. Ancak burada, gönüllü bağışlar daha fazla ön plana çıkarken, devlet aracılığıyla yapılan zorunlu ödemeler de bulunmaktadır. Örneğin, ABD'de, hristiyanların yüzde 10 bağış verme geleneği yaygın olsa da, bu genellikle kişisel bir tercih meselesidir ve öşür gibi zorunlu bir oran yoktur.

Toplumsal İlişkiler ve Kültürel Etkiler

Kültürler arası benzerliklerin yanı sıra, öşür ve benzeri uygulamaların toplumsal yapıyı şekillendirmedeki rolü de büyük bir önem taşır. Özellikle kadınlar ve erkekler arasındaki toplumsal roller, bu tür uygulamaların nasıl algılandığını ve verildiğini etkileyebilir.

Kadınlar, öşür ve sadaka bağlamında genellikle aile içindeki gelir paylaşımına ve toplumsal dayanışmaya daha yakın bir bağ kurarlar. Gönüllü bağışlar ve yardımseverlik, birçok toplumda kadının toplumsal sorumluluğu olarak görülür. Kadınlar, maddi yardımın verildiği aile üyeleriyle ya da komşularla olan ilişkilerinde genellikle daha aktif rol alırlar. Bu da, toplumsal bağların güçlendirilmesine yardımcı olur.

Erkekler, ise bu tür ekonomik yükümlülükleri daha çok kişisel başarı ve bireysel kazanç üzerinden değerlendirirler. Bununla birlikte, öşürün, erkeklerin toplumsal statüsünü belirleyen bir unsura dönüşebileceği durumlar da söz konusu olabilir. Toplumda yüksek gelir elde eden bir erkeğin, toplumsal düzeydeki etkisi, öşür ve benzeri yardım uygulamaları ile şekillenecektir. Erkeklerin, vergi veya öşür gibi yükümlülükleri yerine getirmeleri, ailelerine veya topluma sağladıkları ekonomik katkıyı pekiştirir.

Öşürün Küresel ve Yerel Dinamiklerdeki Rolü

Öşür, farklı kültürlerde benzer ilkeler üzerine kurulmuş olsa da, küresel ölçekteki dinamikler bu uygulamanın nasıl yer bulduğunu belirler. Gelişmiş ülkelerde, devlet vergilendirme ve yardım sistemleri sayesinde bireylerin öşür ve sadaka verme sorumluluğu genellikle daha az hissedilir. Ancak, gelişmekte olan ve yoksul bölgelerde, öşür uygulamaları toplumsal yaşamda daha belirgin bir şekilde yer tutar.

Örneğin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi bölgelerde, öşür ve sadaka kültürü toplumsal yapının önemli bir parçasıdır. Buradaki kültürlerde, toplumsal yardımlaşma ve mal paylaşımı, aile yapısı ve geleneksel değerlerle doğrudan ilişkilidir. Öşür, sadece bir dini yükümlülük değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk olarak kabul edilir.

Peki, öşür benzeri yardımların küresel ölçekte nasıl şekilleneceğini düşündüğümüzde, devlet destekli refah sistemlerinin bu tür geleneksel uygulamaları nasıl dönüştürebileceğini de tartışmak gerekir. Örneğin, Batı toplumlarında devletin sunduğu sosyal yardımlar, halkın geleneksel sadaka verme alışkanlıklarını bir dereceye kadar gölgede bırakabilir.

Sonuç: Gelecekte Nasıl Bir Öşür Anlayışı Bekliyoruz?

Öşür, farklı kültürlerde benzer amaçlarla ortaya çıkmış olsa da, uygulama biçimi ve toplumsal yeri kültürel farklılıklar nedeniyle çeşitlenmiştir. Gelecekte, öşür ve benzeri uygulamaların toplumları nasıl şekillendireceği, insanların gelir dağılımına, toplumsal yapıya ve bireysel sorumluluk anlayışlarına göre değişebilir. Öşürün kültürler arası etkilerini daha derinlemesine anlamak için bu uygulamaların daha fazla araştırılması gerektiği kanaatindeyim.

Peki, sizce, gelişen toplumlarda geleneksel öşür anlayışı yerini ne tür yeni yardım ve dayanışma biçimlerine bırakacak? Öşürün, devlet yardımları ve sosyal güvenlik sistemleri ile ne kadar örtüşmesi beklenebilir?