Panseksüel olduğumu nasıl anlarım ?

Beyza

New member
Panseksüel Olduğumu Nasıl Anlarım? Önce Panik Yapmayı Bırakabiliriz

Bir akşam arkadaş grubunda konu ilişkilere geldi. Herkes kendi hikâyesini anlatıyor. Biri “Ben kesin erkeklerden hoşlanıyorum” diyor, diğeri “Ben kadınlarda şu özelliğe dayanamıyorum” diye romantik bir komedi karakteri gibi konuşuyor. Sonra masadaki biri sessizce şu soruyu soruyor:

“Peki ben neden birinin cinsiyetinden çok, kim olduğuyla ilgileniyorum?”

İşte insanın zihninde o meşhur internet sekmesi açılıyor:

“Panseksüel miyim acaba?”

Ardından ikinci sekme geliyor:

“Panseksüel olduğumu nasıl anlarım?”

Üçüncü sekme:

“Panseksüel olmak için daha önce kaç kişiyle ilişki yaşamış olmak gerekir?”

Dördüncü sekmede ise muhtemelen bir forum başlığı vardır: “Arkadaşlar ben kafayı yedim galiba.”

Oysa çoğu zaman ortada kafayı yemek yok. Sadece kişinin kendi duygularını, romantik çekimini ve cinsel yönelimini anlamaya çalışması var. Üstelik bunun için sınavdan geçmek, puan toplamak veya “Panseksüellik Komisyonu”ndan onay almak gerekmiyor.

Panseksüellik, genel olarak kişinin fiziksel, romantik ve/veya duygusal çekiminin cinsiyet kimliği tarafından belirlenmemesi ya da cinsiyetten bağımsız olarak farklı kişilere yönelik olabilmesi şeklinde tanımlanıyor. GLAAD da panseksüelliği, kişinin cinsiyet kimliğinden bağımsız olarak herhangi bir kişiye karşı kalıcı fiziksel, romantik ve/veya duygusal çekim kurabilme kapasitesi olarak açıklıyor. GLAAD+1

Ama asıl mesele tanımı ezberlemek değil.

Asıl soru şu:

“Ben insanlardan hoşlanırken cinsiyet benim için ne kadar belirleyici?”

Panseksüel Olmak İçin Bir “Belirti Listesi” Var mı?

Keşke olsaydı.

“Panseksüellik testi: 17 soruda kesin sonuç.”

1. Farklı cinsiyetlerden insanları çekici buldunuz mu?

2. Evet.

3. Hayır.

4. Bazen.

5. Kararsızım.

6. Çıkış için buraya tıklayın.

Ama gerçek hayat böyle çalışmıyor.

Cinsel yönelim, tek bir davranıştan veya tek bir ilişkiden anlaşılmaz. APA, cinsel yönelimi kişinin başkalarına yönelik süreklilik gösteren duygusal, romantik ve/veya cinsel çekimleriyle ve kişinin bu çekimlerle bağlantılı kimlik algısıyla ilişkilendiriyor. Aynı zamanda insanların kendilerini farklı biçimlerde tanımlayabileceğini de belirtiyor. APA Psikoloji Sözlüğü+1

Dolayısıyla daha önce yalnızca erkeklerle ilişki yaşamış bir kişi panseksüel olamaz diye bir kural yok. Aynı şekilde yalnızca kadınlarla ilişki yaşamış birinin de gelecekte farklı cinsiyetlerden insanlara ilgi duyabilmesi mümkündür.

Hatta hiç ilişki yaşamamış bir insan da kendi yönelimi hakkında bir kimlik geliştirebilir. GLAAD özellikle cinsel yönelimi bilmek için belirli cinsel deneyimlerin yaşanmasının gerekmediğini belirtiyor. GLAAD

Yani CV'ye “3 ilişki, 2 flört, 1 karmaşık durum” yazıp insan kaynaklarına göndermiyoruz.

“Ben Cinsiyetten Çok Kişiliğe Bakıyorum” Ne Anlama Geliyor?

Burada önemli bir ayrım var.

Bir insanın “Benim için kişilik çok önemli” demesi tek başına panseksüel olduğu anlamına gelmez. Çünkü romantik ilişkilerde kişilik, mizah anlayışı, güven, zeka, iletişim biçimi ve ortak değerler zaten birçok insan için önemlidir.

Daha anlamlı soru şudur:

“Birinin cinsiyet kimliği, ona romantik veya cinsel olarak çekim duyup duymamamı belirleyen temel unsurlardan biri mi?”

Örneğin Deniz şöyle düşünebilir:

“Ben erkeklerden hoşlanıyorum ama zaman zaman kadınlara da romantik çekim duyabiliyorum.”

Başka biri şöyle diyebilir:

“Kadınlardan, erkeklerden ve nonbinary kişilerden hoşlanabiliyorum. Ama beni asıl etkileyen şey kişinin cinsiyeti değil; karakteri, enerjisi ve aramızdaki bağ.”

Bir başkası ise:

“Cinsiyet benim için tamamen önemsiz değil ama birinin bana çekici gelmesinde belirleyici bir filtre de değil.”

Bu kişilerin kullandığı etiketler aynı olmak zorunda değildir.

APA da biseksüellik ve panseksüellik gibi kavramların birbirleriyle örtüşebileceğini, bazı insanların panseksüel etiketini tercih ederken bazılarının biseksüel, queer, akışkan veya başka bir tanımlamayı kullanabileceğini belirtiyor. APA+1

Erkekler Daha “Stratejik”, Kadınlar Daha “Empatik” mi? İşin Komik Tarafı Burada

Forumlarda bu konu açıldığında bazen şöyle yorumlar gelir:

“Bir erkek olarak ben olaya tamamen mantıksal yaklaşıyorum.”

Arkasından 14 maddelik Excel tablosu gelir.

“Çekim kriterlerim: mizah %20, iletişim %25, fiziksel çekim %15, güven %30…”

Sonra başka biri:

“Ben kadın olarak önce duygusal bağ kuruyorum.”

Ve beş dakika sonra onun da 11 maddelik ilişki kriteri çıkar.

Gerçek şu ki bunları cinsiyete göre dağıtmak pek anlamlı değil.

Bazı erkekler son derece empatik, duygusal ve ilişki odaklı olabilir. Bazı kadınlar oldukça analitik, doğrudan ve çözüm odaklı davranabilir. Bazı insanlar ise duruma göre değişir.

Mesela Emre, arkadaşının yönelimini anlamaya çalışırken “Önce yaşadığın çekimleri ayrı ayrı yaz, sonra hangi ortak noktaların olduğunu bul” diyebilir. Oldukça stratejik bir yaklaşım.

Zeynep ise “Kendini hemen bir etikete sokmaya çalışma. Hissettiğin şeyin sende nasıl bir karşılık yarattığına bak” diyebilir. Daha ilişki ve duygu merkezli bir yaklaşım.

Ama birkaç dakika sonra roller değişebilir.

Emre, “Peki sen bu kişiye gerçekten aşık mıydın yoksa yalnızca fiziksel olarak mı çekiliyordun?” diye duygusal bir soru sorabilir.

Zeynep de telefonun notlar uygulamasını açıp:

“Tamam, üç aylık çekim grafiği çıkarıyoruz.”

diyebilir.

İnsan davranışı Excel hücresine sığmadığı için güzel zaten.

Kendime Sorabileceğim Gerçekten İşe Yarayan Sorular

Kesin bir test yerine kişinin kendi deneyimlerini düşünmesi daha anlamlı olabilir.

Şunları kendinize sorabilirsiniz:

Birinden hoşlandığımda onun cinsiyeti ilk dikkat ettiğim şeylerden biri mi?

Bir kişinin cinsiyetini bilmesem, ona duyduğum çekim değişir miydi?

Farklı cinsiyet kimliklerine sahip insanlarla romantik bir ilişki düşüncesi bana doğal mı geliyor?

Birinden hoşlanırken “Ama o şu cinsiyetten” diye kendimi durdurduğum oldu mu?

Benim için fiziksel çekim ile romantik çekim aynı şey mi?

Bir insanın karakteri, mizahı, zekâsı veya duygusal yakınlığı cinsiyetinden daha belirleyici olabilir mi?

Toplumun benden beklediği “kimden hoşlanmam gerektiği” fikrini bir kenara bıraksam ne hissederdim?